Miraç Gecesini ihya etme ve o rahmet rüzgarlarından nasiplenebilmek adına gerçekleştirdiğimiz Miraç Gecesi Özel programımız Siyer Vakfımızda icra edildi.

Gazzeli Hafız Abdullah Gazal’ın İsra Suresi 1. ayet ve Necm Suresi 1-18. ayetlerini kıraatiyle besmelesini çektiğimiz programımıza katılım yoğundu.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından söz “Arzın Arş İle Buluştuğu Gece Miraç” konulu konferansını yapmak üzere Muhammed Emin Yıldırım Hocamıza tevdi edildi.

Miraç, Yaraları Sardı
Konuşmasına Gazze vurgusuyla başlayan Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, İsra ve Miraç hadisesinin Hz. Peygamber’in (sas) hayatındaki dönüm noktası olduğunu belirtti.
Nübüvvetin 11. yılında, Hüzün Yılı’nın ardından gerçekleşen bu mucizenin, Peygamber Efendimiz için bir “iltifat-ı Rabbani” olduğunu ifade eden Hocamız, “Arz sana sahip çıkmazsa, arş sana sahip çıkar” mesajının verildiğini vurguladı.
Miraç yolculuğunu beş ana başlıkta ele alan Hocamız; “Arzda Olanlar, Yolda Olanlar, Arşta Olanlar, Döndükten Sonra Olanlar ve Günümüzde Olanlar” şeklinde tasnif ettiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“İsra bir gece yürüyüşü, Miraç ise arzdan arşa dikey bir yolculuktur. Bilelim ki semalar ‘uzay’ demek değildir; biz uzayda Allah’ın arşını aramıyoruz. Bunlar yücelik ifade eden kavramlardır. Efendimiz (sas) 11 yıl boyunca arzın kapılarını zorladı. Hakaret, işkence ve ambargolara göğüs gerdi. O, arzın kapılarını zorladığı için arşın kapıları ona açıldı. Biz bugün arzın kapılarını yeterince zorlamadığımız için arşın kapıları bize açılmıyor”.

Gözlerimiz Kör, Çünkü Kudüs İşgal Altında
Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri, ümmetin bugünkü halinin ve Mescid-i Aksa’nın durumunun değerlendirildiği kısımdı. Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, İsra Suresi’nin ilk ayetinin mesajının doğru anlaşılması halinde milyonların Gazze ve Kudüs için yürüyeceğini belirterek, “Mekke aklımız, Medine kalbimiz, Kudüs gözümüzdür. Şu an gözümüz kör; iki hançer saplandığı için göremiyoruz” dedi.
İslam dünyasındaki heyecan eksikliğine de değinen Yıldırım, “Küresel güçler aç kurtlar gibi sofraya saldırırken, bizde bir sönüklük var. Namazlarımız eski namaz değil, cihat ve şehadet gündemimizde yok” diyerek öz eleştiride bulundu.

Miraç Gecesinin Yedi Emaneti
Konuşmasının sonunda Miraç gecesinden günümüze taşınması gereken yedi emaneti sıralayan Hocamız, bunları şöyle özetledi:
1. Tevhid: Kulluğumuzu onarmak.
2. Mekanların Kutsiyeti: Mescid-i Aksa bilincini kuşanmak.
3. Namaz: Miracın en büyük hediyesi olan namazla kötülüklerden arınmak.
4. Cennet Hasreti: Ruhumuzun açlığını cennet özlemiyle doyurmak.
5. Hesap Korkusu: Mahkeme-i Kübra’yı unutmamak.
6. Ümmet Bilinci: Irkçılık ve mezhepçilik yapmadan vahdeti sağlamak.
7. Dua: Arzın arş ile buluşması olan duaya sarılmak.

Eller Gazze İçin Semaya Açıldı
Programın sonunda Gazzeli ve Filistinli gençlerin seslendirdiği ezgiler duygusal anlar yaşattı. Gecenin finalinde ise okunan hatimler, binlerce Yasin, Fetih, Mülk sureleri ve 5 milyonu aşkın Salavat-ı Şerife’nin duası yapıldı.
Yapılan hatim duasında özellikle Gazze’deki mazlumlar için eller semaya kalktı. Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, “Allah’ım, Gazze yanıyor, arz kapıları kapandı, Sen arşın kapılarını aç. Zalimleri kahreyle, planlarını başlarına geçir” niyazıyla geceyi sonlandırdı.
