Sîret-i Enbiyâ derslerimiz başladı. Yaz dönemindeki aradan sonra büyük bir hasretle beklediğimiz derslerimiz bu hafta yeni dönemin besmelesini çekti. Dönemin ilk dersinde Muhammed Emin Yıldırım hocamız, “Ashâb-ı Kehf” kıssasına bir giriş yaptı. “Hidâyet Haritası: Kehf Sûresi” başlığı altında, hem sûrenin tamamındaki hidâyet mesajlarına, hem de sûrede geçen tüm kıssalara ama özellikle Ashâb-ı Kehf kıssasına hidâyet üzerinde nasıl bakılması gerektiğini anlattı. Çok önemli mesajların ve vurguların olduğu dersimiz bundan sonra her hafta Cumartesi saat: 20.00’de devam edecek… Tüm dostlarımızı aile ya vakfımıza ya Siyet tv. Youtube kanalımıza bekliyoruz.
Dersten Cümleler
Rahlelere kavuşmanın sevinci…
Bu sene Sîret-i Enbiyâ derslerimizi bu sene bitirmiş olacağız ve Allah nasip ederse seneye vardığımızda da Sîret-i Mustafa’dan yolumuza devam edeceğiz.
İşlediğimiz en güzel “sîretler” inşallah bizlerinde siretlerini/ahlâklarını güzelleştirecek…
Üç insan üzerinden hidâyeti öğrenelim: Şehirde, Labirentte ve Çölde…
Şu anda modern bir dünyada yaşasak bile hepimiz çöllerde yaşıyoruz.
Nasıl mı?
– Çölde yön bulmak zordur; modern hayatta da sürekli değişen değerler ve bilgi kirliliği yüzünden doğru yönü bulmak zordur.
– Çölde serap insanı kandırır; modern hayatta da daha çok tüketim, kariyer ve geçici hazlar insanı bitmeyen bir yanılsamaya sürükler.
– Çölde kum tepeleri rüzgârla sürekli yer değiştirir; modern hayatta da değişmez ilke ve ahlâkî değerlerin yerini sürekli kayan, geçici trendler alır.
– Çölde sessizlik ve yalnızlık insanı ürkütür; modern hayatta da insan, dijital gürültü ve kalabalıklar arasında derin bir içsel yalnızlık yaşar.
– Çölde rehbersiz yolculuk etmek sadece kayboluşu hızlandırır; modern hayatta da amaçsızca elde edilen hız ve verimlilik insanı amaca değil, tükenişe götürür.
– Çölde suyun yokluğu bedeni kurutur; modern hayatta da anlam, inanç ve değer yoksunluğu insanın ruhunu kurutur.
– Çölde gündüz kumlara bakan yolunu kaybeder, gece yıldızlara bakan yolunu bulur; modern hayatta da sadece dünyaya bakan yönünü şaşırır, gökyüzüne yani vahye ve aşkın değerlere bakan kurtulur.
Aziz kitabımız hidâyet meselesinde önümüze 8 daire koymaktadır:
1. Daire: Âlemler
2. Daire: İnsanlık
3. Daire: Muttakiler
4. Daire: Müminler
5. Daire: Müslümanlar
6. Daire: Tefekkür Edenler
7. Daire: Yakîne Erenler/Kesinkes İnananlar
8. Daire: Muhsinler/İşlerinin Hakkını Verenler
1. Daire: Âlemler
وَهُدًى لِلْعَالَمِينَۚ (Âl-i İmrân 3/96)
2. Daire: İnsanlık
هُدًى لِلنَّاسِ (Bakara 2/185; Âl-i İmrân 3/4; En’âm 6/91)
3. Daire: Muttakiler /Takvayı kuşananlar
هُدًى لِلْمُتَّقِينَۙ (Bakara 2/2)
4. Müslümanlar
وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِمِينَ (Nahl 16/102)
وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِمِينَ۟ (Nahl 16/89)
5. Daire: Müminler
وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ (Yûnus 10/57; Yûsuf 12/111)
هُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِنِينَۙ (Neml 27/2)
6. Daire: Tefekkür Edenler/İbret Alanlar
وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ (Kasas 28/43)
7. Daire: Yakîne Erenler/Kesinkes İnananlar
وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ (Câsiye 45/20)
8. Daire: Muhsinler/İşlerinin Hakkını Verenler
هُدًى وَرَحْمَةً لِلْمُحْسِنِينَۙ (Lokmân 31/3)
Kur’ân ülkesinin 114 şehri var ve bunların içerisinde seçilmiş başşehri de vardır. Kur’ân ülkesinin başkenti Yasîn’dir; çünkü Yasîn, Kur’ân’ın kalbidir. Kur’ân ülkesinin en önemli şehirlerinden biri de Kehf sûresidir.
Kehf sûresi:
1- Hidâyet haritasını çok net bir şekilde nazarlarımıza veren bir sûredir.
2- İçerisindeki “Hidâyet kıssaları” ile bizi çok önemli örneklerle bilinçlendiren bir sûredir.
Bu çağa bir isim verilecekse bu çağ; “Deccâliyet” çağıdır.
İmâm Müslim’in Sahih’inin “Kitâbü’l-Fiten ve Eşrâti’s-Sâa/Fitneler ve Kıyamet Alametleri Kitabı/ babına bakılabilinir.
Bu hadisleri dikkatle okuduğumuz zaman hidâyet meselesinde şu 5 önemli hususu görürüz:
1- Deccâl, insanların hidâyete ulaşmasına engel olacak.
2- Deccâl, insanları çeşitli oyunlarla dalâlete sürükleyecek.
3- Deccâl, dalâleti; hidâyet gibi gösterip insanları kandıracak.
4- Deccâl, isditrâclarla ve yalanlarla dalâlet ağlarını çoğaltacak.
5- Deccâl, hidâyete çağıran sesleri kısacak ve hak sözün insanlara ulaşmasını önleyecek.
“Hidâyet Haritası: Kehf Sûresi” dediğimizde önümüze nasıl bir tablo çıkıyor: 110 âyetten oluşan bu muhteşem sûreyi hidâyet ekseninde okuduğumuzda 8 temel başlıkta 53 madde ortaya çıkıyor.
Nedir bu başlıklar?
1. Hidâyetin Kaynağı ve Ölçüsü
2. Hidâyetin Başlangıcı ve Arttırılması
3. Hidâyetin Korunması ve Sürekliliği
4. Hidâyetin Günlük Hayata Yansıması
5. Hidâyetin Önündeki Engeller
6. Hidâyetin İlim ve Hikmet Yolculuğu
7. Hidâyetin Güç ve Sorumluluk Karşısındaki İmtihanı
8. Hidâyetin Nihai Hedefi
1. Hidâyetin Kaynağı ve Ölçüsü
1. Hidâyet, kendisinde eğrilik bulunmayan bir ilahî rehberliğe dayanır. (Kehf 18/1)
2. Hidâyet, insanı uyaran ve ona umut veren bir rehberliktir. (Kehf 18/2-3)
3. Hidâyet, yalnızca inanmak değil, salih amellerle doğrulanmış bir imana sahip olmaktır. (Kehf 18/2)
4. Hidâyet, insanın uğruna çırpındığı bir değerdir. (Kehf 18/6)
5. Hidâyet, dünyanın geçici cazibesine kapılmadan hayatın gerçek amacını görebilmektir. (Kehf 18/7-8)
2. Hidâyetin Başlangıcı ve Arttırılması
6. Hidâyet, insanın Rabbinden doğru yolu istemesiyle derinleşen, artan bir değerdir. (Kehf 18/10)
7. Hidâyet, insanın mevcut durumunu yeterli görmeyip daha doğruya yönelmesidir. (Kehf 18/10)
8. Hidâyet, her türlü baskı karşısında korunması gereken bir emanettir. (Kehf 18/13-16)
9. Hidâyet, insanın Rabbine olan bağlılığını açıkça ortaya koymasını gerektirir. (Kehf 18/14)
10. Hidâyet, insanın inancını korurken yanlış inanç ve iddialardan uzak durmasıdır. (Kehf 18/15)
3. Hidâyetin Korunması ve Sürekliliği
11. Hidâyet, doğru rehberlikle hakikate ulaşmaktır. (Kehf 18/17)
12. Hidâyet, insanın her şeyi kendi kontrolünde sanmamasıdır. (Kehf 18/18-21)
13. Hidâyet, inanç uğruna verilen mücadelenin sonuçlarını Allah’a bırakabilmektir. (Kehf 18/19-21)
14. Hidâyet, bilmediğimiz konularda kesin hükümler vermekten sakınmaktır. (Kehf 18/22)
15. Hidâyet, geleceğe ilişkin plan yaparken Allah’ın iradesini unutmamaktır. (Kehf 18/23-24)
16. Hidâyet, geçmişteki bir mucizeyi veya olağanüstü olayı anlamaya çalışırken asıl mesajı gözden kaçırmamaktır. (Kehf 18/25-26)
4. Hidâyetin Günlük Hayata Yansıması
17. Hidâyet, Allah’ın vahyine bağlı kalarak yol bulmaktır. (Kehf 18/27)
18. Hidâyet, hakikati arayanlarla beraber olmayı ve onlardan yüz çevirmemeyi gerektirir. (Kehf 18/28)
19. Hidâyet, insanın arzusunu değil, hakikati ölçü almasıdır. (Kehf 18/28)
20. Hidâyet, hakikat karşısında insanın seçim sorumluluğunu kabul etmesidir. (Kehf 18/29)
21. Hidâyet, iman ile güzel davranış arasındaki bağı korumaktır. (Kehf 18/30-31)
5. Hidâyetin Önündeki Engeller
22. Hidâyet, dünya nimetlerini kalıcı ve mutlak değerler hâline getirmemektir. (Kehf 18/32-44)
23. Hidâyet, nimetlerin insanı kendine yeterli görme yanılgısına sürüklemesine engel olmaktır. (Kehf 18/34-36)
24. Hidâyet, nimete bakarken nimetin asıl sahibini hatırlamaktır. (Kehf 18/39)
25. Hidâyet, insanın kendi kanaatlerini sorgulamasına imkân veren nasihati kabul edebilmesidir. (Kehf 18/37-41)
26. Hidâyet, insanın malını ve gücünü kendisinin mutlak güvencesi sanmamasıdır. (Kehf 18/42-44)
27. Hidâyet, dünya hayatının geçiciliğini bilerek kalıcı olana yönelmektir. (Kehf 18/45-46)
28. Hidâyet, insanın hesap gününü ve yaptıklarının sonuçlarını unutmamasıdır. (Kehf 18/47-49)
29. Hidâyet, insanı saptıran düşmanlığı ve kötü rehberliği tanıyabilmektir. (Kehf 18/50)
30. Hidâyet, insanın kendisine yol gösteren otoriteyi sorgusuzca benimsememesi, onun hakikatle ilişkisini değerlendirmesidir. (Kehf 18/51-53)
31. Hidâyet, hakikatin farklı örneklerle açıklanmasına rağmen insanın kibirle direnmemesidir. (Kehf 18/54-56)
32. Hidâyet, kendisine hatırlatılan hakikatten yüz çevirmemektir. (Kehf 18/57)
33. Hidâyet, Allah’ın merhametini ve mühlet tanımasını yanlış bir güven duygusuna dönüştürmemektir. (Kehf 18/58-59)
6. Hidâyetin İlim ve Hikmet Yolculuğu
34. Hidâyet, insanın bildikleriyle yetinmeyip öğrenmeye devam etmesidir. (Kehf 18/60-64)
35. Hidâyet, doğru bilgiye ulaşmak için yolculuğu ve zahmeti göze almaktır. (Kehf 18/60)
36. Hidâyet, insanın unuttuğu şeyleri fark edip yeniden yönünü bulabilmesidir. (Kehf 18/63-64)
37. Hidâyet, bilginin yalnızca elde edilecek bir şey değil, insanı olgunlaştıracak bir emanet olduğunu bilmektir. (Kehf 18/65)
38. Hidâyet, bilgi ararken hikmetin de peşinden gitmektir. (Kehf 18/66)
39. Hidâyet, henüz anlayamadığımız şeyler karşısında sabırlı olmayı öğrenmektir. (Kehf 18/67-68)
40. Hidâyet, öğrenme yolculuğunda sabır ve edebi birlikte taşımaktır. (Kehf 18/69-70)
41. Hidâyet, bir olayın görünen yüzüyle yetinmeyip onu her boyutu ile anlamaya çalışmaktır. (Kehf 18/71-82)
42. Hidâyet, bilginin sınırını bilmek ve hikmetin her ayrıntısını kendiliğinden kavrayamayacağını kabul etmektir. (Kehf 18/82)
7. Hidâyetin Güç ve Sorumluluk Karşısındaki İmtihanı
43. Hidâyet, imkân sahibi olmayı sorumluluk bilinciyle birleştirmektir. (Kehf 18/83-84)
44. Hidâyet, imkânları kullanırken doğru yolları ve yöntemleri aramaktır. (Kehf 18/85)
45. Hidâyet, güç sahibinin adâlet ve sorumlulukla hareket etmesidir. (Kehf 18/86-88)
46. Hidâyet, insanların ihtiyaçlarını küçümsemeden onların sorunlarına çözüm aramaktır. (Kehf 18/93-95)
47. Hidâyet, başarıyı asla kendi gücüne ve zekâsına bağlamamaktır. (Kehf 18/95)
48. Hidâyet, başarıyı kalıcı ve mutlak bir üstünlük sanmamaktır. (Kehf 18/98)
8. Hidâyetin Nihai Hedefi
49. Hidâyet, Allah’ın ayetlerini ve âhireti ciddiye alarak hayatı düzenlemektir. (Kehf 18/99-106)
50. Hidâyet, yanlış bir yolda büyük çaba harcamanın tek başına kurtuluş getirmeyeceğini bilmektir. (Kehf 18/103-104)
51. Hidâyet, imanı ve salih ameli daima birlikte taşımaktır. (Kehf 18/107-108)
52. Hidâyet, Allah’ın kelamının insan bilgisinin ve anlatımının ötesindeki genişliğini kabul etmektir. (Kehf 18/109)
53. Hidâyet, kulluk bilincini koruyarak salih amel işlemek ve Rabbine hiçbir alanda ortak koşmamaktır. (Kehf 18/110)
Kehf sûresi içerisinde 5 kıssa var:
– Ashab-ı Kehf Kıssası (Kehf 18/13-26) – 14 âyet
– İki Bahçe Sahibi Kıssası (Kehf 18/32-44) – 13 âyet
– Âdem-İblis Kıssası (Kehf 18/50-53) – 4 âyet
– Mûsâ-Hızır Kıssası (Kehf 18/60-82) – 23 âyet
– Zülkarneyn Kıssası (Kehf 18/83-98) – 16 âyet
Toplam: 70 âyet
Deccâl bizi nerelerde fitneye düşürecek?
– Otorite karşısında
– Mal karşısında
– Yaratılış karşısında
– İlim karşısında
– Hükümranlık karşısında
Ashâb-ı Kehf kıssasında nasıl bir tablo var? Zalim bir yönetici ve zalim bir yönetim var ve o zeminde:
– Zulüm fazla
– Şirk fazla
– Haksızlık fazla
– Merhametsizlik fazla
– İffetsizlik fazla
– Ahlâksızlık fazla
– Çürüme fazla
– Yozlaşma fazla
– İkiyüzlülük fazla
– Çıkarcılık fazla…
Dolayısı ile çöle dönmüş bir zemin var ortada…
Bu kadar kötülüğün yayıldığı bir zeminde bir avuç genç tarih sahnesine çıktı ve:
“Uydum kalabalığa!” demedi.
“Büyüklerimiz bilir!” demedi.
“Bu kadar kötülüğün içerisinde ne yapabiliriz ki!” demedi.
“Elimizdeki imkânları kaybederiz!” demedi.
“Kimseyle kötü olmayalım, işimize bakalım!” demedi.
Ya ne dediler?
اِذْ قَامُوا فَقَالُوا رَبُّنَا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَنْ نَدْعُوَ۬ا مِنْ دُونِه۪ٓ اِلٰهًا لَقَدْ قُلْنَٓا اِذًا شَطَطًا
“…O yiğitler (o yerin hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: ‘Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O’ndan başkasına ilah demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.” (Kehf 18/14)
Ashâb-ı Kehf, kıssası bir kıyam kıssasıdır. Peki, bize göre nedir: 7 Uyurlar Kıssası…
Zalimlerin, mazlumlara yapacakları en büyük kötülük nedir?
Öldürmeleri mi?
Zindanlara atmaları mı?
Sürmeleri mi?
Namuslarını kirletmeleri mi?
Ümitlerini yok etmek mi?
Öğretilmiş bir çaresizliğe mahkûm etmek mi?
Bunların hepsinin telafisi mümkün? Çok daha büyük bir kötülük var…Nedir o kötülük?
Mazlumları kendisine benzetmek…
Hidâyet Duları:
اللهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى، وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى
“Allah’ım! Sen’den hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim.” [Müslim, “Zikir”, 72].
اِذْ اَوَى الْفِتْيَةُ اِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا
“Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da…” şöyle dua etmişlerdi:
رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَدًا
“…Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluşu ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır.” (Kehf 18/10)