Siyer Vakfı olarak düzenlediğimiz Bosna Seferi’mizde, Muhammed Emin Yıldırım Hocamızla birlikte insanlık tarihinin en büyük dramlarından birine, Srebrenitsa Şehitliği’ne ziyarette bulunduk. 8372 şehidimizin metfun bulunduğu bu topraklarda, Hocamızın yüreklerimize dokunan ve zihinlerimizi uyandıran konuşması, sadece geçmişin acılarını değil, bugünün ve geleceğin sorumluluklarını da hissettirdi.
Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, Srebrenitsa’nın hüzünlü atmosferinde yaptığı konuşmasına, “İnsan insana bunu yapar mı?” sorusuna verdiği net cevapla başladı: “İnsan insana bunu yapmıyor. Yani bunu yapanlar insan değil zaten.” Hocamız, zalimleri tarif ederken, onların insanlıklarını kaybetmiş, şer için yaratılmış, hayra kilit, menfaati din edinmiş, başka bir varlık türü olduğunu vurguladı. “Vela üdvane illâ alez zâlimîn” (Zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur) ayet-i kerimesinin tam da bu hakikati nazarlarımıza sunduğunu belirtti. Gazze’deki Siyonistlerin, Doğu Türkistan’daki Çinli zalimlerin de aynen bu topraklardaki zalimler gibi mazlumları insan olarak görmediğini, vicdanlarının sızlamadığını çarpıcı örneklerle dile getirdi.
İnsanlığın Virüsleri: Siyonizm, Çinizm, Sırpizm ve Bizim Sorumluluğumuz
Hocamız, insanlığı kemiren üç büyük virüse dikkat çekti: Siyonizm, Çinizm ve Sırpizm. Bu virüslerin insanlığın başına musallat olmuş belalar olduğunu ve onlara karşı şuurlu, bilinçli davranmamız gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının en can alıcı noktalarından biri, Hocamızın Aliya İzzetbegoviç’in “Sakın soykırımı unutmayın çünkü unutulan soykırım yeniden tekrarlanır” sözünü hatırlatması oldu. Halepçe’de yaşanan kimyasal katliamdan Bosna’daki acılara, ardından Doğu Türkistan ve Gazze’deki zulümlere uzanan süreçte, insanlığın soykırımları ne denli çabuk unuttuğunu gözler önüne serdi. “Eğer biz gerçekten soykırımı unutmasaydık, bunun için tedbirler alsaydık… Çin gözlerimizin içine baka baka bu zulmü Doğu Türkistan’daki kardeşlerimize reva görebilir miydi? Emin olun göremezdi.” sözleriyle, soykırımı unutan ümmetin bugün nasıl bir bedel ödediğini ortaya koydu. İsrail’le devam eden ticari ve diplomatik ilişkilerin, soykırımı unuttuğumuzun acı bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Mazlumun Dini, Irkı Sorulmaz: Güç ve İzzet Bilinci
Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, Srebrenitsa şehitlerinin bize sessizce haykırdığı mesajlara da değindi. Şehitlerin zulme karşı duyarlılığı, mazlumun yanında yer almayı ve asıl kazananın onlar olduğunu öğrettiğini belirtti. Srebrenitsa’da yaşananların sadece duygusal bir boyutta ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Hocamız, “Gücünüz yoksa, eliniz kuvvetli değilse, masaya vuracak kadar bir iradeniz yoksa karşınızdaki o insanlar sizi asla muhatap almıyorlar.” diyerek, Müslümanlar olarak üzerimizdeki zillet perdesini atmamız ve yeniden özümüze dönerek izzetimizi kuşanmamız gerektiğini ifade etti. Irkçılığın ilacının asla karşı ırkçılık olmadığını, adaletin ve Kur’an’ın ilkelerinin bizi her koşulda mazlumdan yana kılacağını bir kez daha hatırlattı.
Srebrenitsa’dan Yükselen Derin Dua: Bilinç, Şuur ve İzzet Talebi
Konuşmasının sonunda, şehitlerimizin ruhlarını şahit tutarak dua eden Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, dualarında insanlık tarihinin tüm zalimlerinin kahru perişan olmasını, mazlumların sevinmesini niyaz etti. Srebrenitsa şehitleri başta olmak üzere tüm şehitlerimize rahmet dilerken, Rabbimizin bizlerin bilinçlerini açmasını, şuur vermesini, dirayetli olmayı ve kaybedilen izzeti yeniden kuşanmayı istedi. “Düşmanı tanımayı bizlere nasip eyle Allah’ım… Zalimlerin karşısında nasıl durmamızdan memnun olacaksan o şekilde durabilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım.” diyerek, doğru duruşun önemini vurguladı.
Bosna topraklarına iman selameti dileyen Hocamız, dualarını Gazze’ye, Doğu Türkistan’a ve tüm mazlum coğrafyalara uzatarak, zalimlerin ağladığı, mazlumların güldüğü günlere erişmeyi temenni etti. Duasının sonunda, “Allah’ım, bizleri de bu şehitler gibi katına şehadetle alacağın amellerin sahibi eyle ve bizleri de şehitlerle beraber haşreyle.” yakarışıyla sözlerini tamamladı.
Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın rehberliğinde gerçekleştirdiğimiz Bosna ziyaretimizin videolarımızı www.siyertv.com web sitemiz ve Siyer Tv Youtube Kanalımızdan takip edebilirsiniz.